Edebiyat ve Kadın - Süleyman Anıl Tombak

21 Mayıs 2020 Perşembe

Sevgili okuyucu; Türk toplumunda kadın, hem ailenin üyesi olarak hem de toplumun bireyi olarak önemli bir yer tutar. Esasında kadına verilen bu önem, eski Türk topluluklarından beri edinilmiş olan bir gelenektir. Bu durum Türk mitolojisindeki destanlara da yansımıştır. Destanlarda rastlanılan kadınlar evin koruyucusudur. Kadınlar bu misyonlarını bazen ana bazen de bir eş olarak ifa ederler. Türk topluluklarında “Umay” deyimi oldukça yaygındır. Bütün Türk kavimleri Umay’ı “iyilik tanrıçası, ana tanrıça” olarak kabul ederler. Hatta Göktürk anıtlarında Bilge Kağan, annesinden “Umay gibi anam hatun” diye söz eder.

Malzemesi insan olan edebiyat, insana hitap eden bir sanattır. Yaşam tecrübesinin ürünü olan edebî eser farklı bireyler üzerinde meydana getirdiği estetik etkiyle kalıcılık kazanır. Varlığını altı asır boyunca bir ordu disiplini şeklinde sürdüren divan edebiyatında da kadın, oldukça önemli bir pozisyondadır. Bazen sitem makamından şaire eziyet ederken bazen de bizzat şairin kendisi olarak medeniyetin inşaasında söz sahibi olmuştur. Divan edebiyatı içerisinde şiir yazan elliye yakın kadın şair olduğu bilinmektedir. Kadın şairlerle ilgili bilgilere 15. yüzyıldan itibaren rastlıyoruz. Bunlardan Amasyalı olan Mihrî Hatun ve Zeynep Hatun ilk kadın şairlerimizdendir. Şair Zeynep Hanım, Fatih Sultan Mehmet’e içerisinde Farsça ve Türkçe şiirleri bulunan bir divan sunmuş ve karşılığında takdir ve ihsan görmüştür. Trabzonlu Fıtnat Hanım, Leyla Hanım, Kastamonulu Feride Hanum, Şeref Hanım, Leyla Hanım ve daha ismini sayamadığımız nice kadın şairimiz edebiyat çerçevesinde öneme sahip şahsiyetlerdendir. Leyla Hanım’a ait olan aşağıdaki beyit, şu ölümlü dünyada esas olanın ahbabını incetmemek olduğunu savunan felsefik düşünceye tercüman olmuştur:

“İncitme sen ahbâbını incinmeye senden / Bu âlem-i fânîde zarâfet budur işte”

Halk şairlerinin de kadına karşı tutumu önemlidir. Saz şairi için kadın, sevgilinin kendisi olmakla beraber her türlü övgüye de değer. Özellikle “güzelleme”lerde sevgilinin nitelikleri içtenlikle dile getirilir. Tanzimat dönemi romancıları da kadın konusuna önem vermişlerdir. Tanzimat Dönemi’nde ortaya çıkan Türk romanında yazarlar, kadının, çocukların terbiyesindeki önemini sık sık işlerler. Romanlarda kadının, çocuklara iyi terbiye vermesi gerektiği işlenen konulardan biridir.

Sevgili okuyucu; özetle edebiyat çerçevesinde her dönemde kadınlarımız toplumumuz için önemli bir yapı taşıdır. Bu noktada Neşet Ertaş’ın medeniyetimizden tahsil ettiği hikmetle söylemiş olduğu “kadınlar insandır, erkekler insanoğlu.” sözü dikkate şayandır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI