Klâsik Şiirimizde Felek - SÜLEYMAN ANIL TOMBAK

15 Eylül 2021 Çarşamba

Felek, klâsik şiirimizde gök, gökkubbe, gökyüzü gibi anlamları ihtiva etmesinin yanında çarh, âsuman, gerdûn, feza ve sema kelimelerini de karşılar. Özellikle çarh kelimesiyle eş anlamlı olup bir idiğerinin yerini tutabilir. Felek de çarh gibi geniş ve mecazi olarak dehr, dünya, devran, âlem, talih, baht, kader anlamlarını içine alır. Bu mecazi mânaları ile genellikle tevriyeli bir şekilde kullanılır.

Batlamyus’tan gelen eski astronomi anlayışına göre felek, dünyayı çevreleyen iç içe geçmiş dokuz kubbeden oluşmaktadır.

Eski inançlara göre, kâinatın merkezinde bulunan ve hareketsiz duran dünyanın etrafını soğanın zarlarına benzer şekilde üst üste kuşatmış gök tabakalarının her biri ayrı ayrı birer yıldıza mahsustur. Eski astronomi anlayışına göre dünya sabit olup felekler dönmektedir, bundan dolayı da gerdûn-ı gerdân, gerdîde, sipihr-i gerdiş-i devvâr, bî-karâr gibi sıfatlarla anıldığı görülür.ldızların insanın talihine tesir ettiği inancına bağlı olarak onların yerlerini değiştirip duran felek her türlü kötülüğün ve uğursuzluğun sebebi sayılmış ve devamlı olarak ondan şikâyet edilmiştir. Böylece felek “kader” mânasını almaktadır. Divan edebiyatında şairlerin, her şeyin ilâhî takdire bağlı olduğunu bilmekle beraber talihsizlik ve ıstıraplarını hep feleğe yüklemeleri Fars edebiyatından geçmiş bir edebî gelenek dolayısıyladır.

Öte yandan gökyüzü, gece karanlığında dibinin görünmez oluşu ve batan güneşin zindana atılan Hz. Yûsuf gibi düşünülmesi dolayısıyla bir de kuyu ve zindana benzetilir. Hayat geçici olduğundan bazan da kısa bir süre kalınan bir misafirhanedir. Felek, kâinat yaratıldığından beri gelmiş geçmiş bütün hadiselerin şahidi olmakla beli bükülmüş bir pîr veya kocakarı da (bîve, pîrezen) sayılır.

Başka bir mazmundaki tasavvura göre yıldızlar inci, güneş la‘l ve altın, ay gümüş olarak alındığında felek de sarraf hüviyetinde gözükür. Sabahki görünüşüyle çînî bir kabâ (kaftan) gibidir. İnsanların geleceğini tayin eden hüviyetiyle de onlara ömür elbisesi biçen bir terzidir. Ay ve güneş ekmeğe benzetilince felek bir tennûr (fırın) olmaktadır. Çok farklı bir tasavvurda ise felek güneş ışıklarından kanatları olan bir anka veya güneş tavusunun yuvasıdır. Konuyla alakalı detaylı bilgi arayışında olanlar Cemâl Kurnaz’ın İslâm Ansiklopedisi’nde neşrettiği “Felek” başlıklı yazıya göz atabilirler.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI