Şairler Uyarıyor - Süleyman Anıl Tombak

25 Haziran 2020 Perşembe

Şairlerimiz asırlar boyunca okuyucusunu çeşitli nasihatlerle iyi ahlakı öğretmek veya doğru yolu göstermek amacıyla uyarmışlardır. Nasihat kelimesi “kötülüklerden uzak durmak; iyi niyet sahibi olmak ve başkasının iyiliğini istemek” anlamlarındaki “nush” kökünden türemiştir.

Bu durumda Ziyâ Paşa’nın meşhur “Terkib-i bend”indeki ifadeyi hatırlatmak yerinde olacaktır: “Nush ile yola gelmeyeni etmeli tekdîr/Tekdîr ile uslanmayanın hakkı kötekdir.” ifadesindeki “nush” kelimesi nasihat anlamına gelmektedir. Bu bağlamda “nasihat” kelimesi için “başkasının kusurunu gidermek için çaba göstermek ve başkasının faydasına ya da zararına olan durumda bir kimsenin verdiği öğüt” manaları da kullanılabilir.

Edebiyatımızda daha çok toplumların çözülme dönemlerinde çeşitli nasihat-name türünde eserler ortaya çıkmıştır. Bu nasihat-namelerde genellikle bozulma emaresi gösteren alanlarda çözüm önerileri içeren nasihatlere yer verilir. Örneğin 17. yüzyıl şairi Nâbî’nin oğlu için yazdığı “Hayriyye” isimli eser bu hususta önemli bir eserdir. Yazıldığı dönem dikkatleri üzerine çeken eserde şair, yaşadığı toplumu ve yöneticileri tenkit etmesinin yanında İslâm ve gelenek açısından ideal insan tipinin vasıflarını belirtmiştir. Mecazi anlamda dünyada hem hazan ayını hem de baharı idrak eden şair kederi de mutluluğu da sonuna kadar yaşamış fırtınalı bir ömür sürmüştür. Bundan gerek olsa ki şair şiirlerini daha çok hikemî tarzda kaleme almıştır.

Başka bir örnekte ise 18. yüzyıl şairi olan Nedîm’de de içerisi nasihatler dolu şiirler göze çarpar. Şair, şiirlerinde muhatabının zarar görmesini istemediğinden ona bir uyarıda bulunuyor:
“Sözü az söyle, ağır söyle Nedîmâ ki sühan/Zer gibi sayılı gevher gibi sencîde gerek”

Özetle ölçülü konuşmak gerektiğini belirten şair “Az söyle, çok dinle” ve “söz gümüşse sükut altındır” atasözlerinin ikisini de bünyesinde barındıran bir beyit kaleme almışır. Ortalama 200 yıl önce yazılan bir beytin bugün bile anlamını kaybetmeden yaşıyor olması, şairlerin ölümsüzlüğü adına atmış oldukları en güzel adımlardır. Ölümsüzlük bedenen yaşamak değil esasında fikren yaşamaktır. Bu hususta Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatından sonra günümüzde hâlen fikirlerinin yaşıyor olması fikren ölümsüzlüğün güzel bir örneği olarak hatırlatmak faydalı olacaktır.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI