Bir kitabın çağrıştırdıkları - UTKU SAĞILIR

9 Nisan 2019 Salı

Dicle Keskinoğlu’nun Taze Başlangıç kitabı hayli etkileyici içeriğe sahip.

Taze Başlangıç; her ne kadar genç bir insanın kendini bulma, bilgiye ulaşma yöntemlerini keşfetme ve gelecekteki hayatıyla ilgili sağlam bir temel oluşturma çabasının öyküsü olsa da, bende titrek ve çok zayıf bir tırtılın, insanlardaki bilgiyle beslenerek yavaş yavaş kendi kozasını örecek hale gelmesine ve sonuçta güzel bir kelebeğe dönüşmesine dair etki bıraktı.

Yazar Dicle Keskinoğlu, kendi hayatından yola çıkarak yarattığı; babasız büyüyen, annesinin her türlü çabasına rağmen kendine güven sorunu yaşayan, kitabın “kahramanı” Zeynep’in, ruhunu güçlendirme, hayatı anlama ve benliğini bulma hikayesini anlattığı Taze Başlangıç, okuyucuyu sarsıyor, kimi zaman da derinliğiyle sarmalayıp, uzun yolculuklara çıkarıyor, kendini sorgulamasına neden oluyor.

Bir itirafta bulunmam gerekirse, babasız büyüyen bir kız çocuğunun nasıl hissedebileceğini, kişiliğinin nasıl şekillenme riski olabileceğini Taze Başlangıç’la ilk kez  bu denli yürekten hissettim.

Ve nihayet Zeynep’in ağır depresyonu, Çeşme’de soğuk Ege suyuyla buluşmasıyla birlikte hafifliyor ve sanki taze bir başlangıç için Zeynep’in benliğini ve bedenini hazırlıyor.

Kitabın tam bu aşamasında, annesinin Zeynep’i, Zeynep’in halasına yönlendirdiği bölüme giriş var ve tıpkı köpek edinme ve yabancı dil kursuna yazılma gibi hüsranla sonuçlanacak bir bölüme hereketlenildiğini düşündüğünüz  anda, kitabın gökkuşaklarıyla çevrelendiği kısmına ayak basıyorsunuz.

Zeynep’in halasının çalıştığı mezunlar derneği, mühendislik okumuş ve mesleklerinde büyük başarılar elde etmiş, artık hayatlarının emeklilik bölümünü yaşayan değerli insanlardan oluşuyor ve dernek başkanının koordinatörlüğünde, başarılı zeki üniversite öğrencilerin sorunlarının azaltılması için gönüllü çaba gösteriliyor. Ayrıca üniversite sınavına girecek öğrencilere de tercihleri konusunda yardım yapılıyor dernekte.

Hergün bu derneğe gidip gelmeye başlayan Zeynep, buradaki her diyaloğundan, her gözleminden yeni şeyler öğreniyor ve varlığından haberdar olmadığı kişiliklerin, hayata bakış tarzını öğrenme olanağı buluyor. Karşılık beklemeden yapılan fedakarlıklardan, derya-deniz kişiliklerden, iyi işler yapan bir mekanizmanın parçası olmaktan sürekli öğrenen Zeynep, yavaş yavaş kendi yolunu buluyor. Bir miktar kırık ve yanık tuğlanın güçlükle ayakta tuttuğu kişiliğine, devasa ve betonarne bir temel inşa ediyor.

Tüm bunları okurken, Zeynep’in, aslında kitabın yazarı Dicle Keskinoğlu olduğunu bilmek ise okuyucuyu gerçekle yüz yüze getiriyor, daha bir sarsıyor.

Her bölümünde su gibi akan kitap, bu aşamadan sonra daha bir çağıldıyor. Dernek üyelerinden bazılarının anlattıkları, Zeynep’in onlarla sohbetleri ve üyelerin birbirleriyle iletişimi, kendi içindeki güzel yürek ve potansiyelle birleşince Zeynep’i bambaşka bir insan haline getiriyor.

Tüm bu insanların sayesinde Zeynep nihayet kendi hayatının şoför koltuğuna oturuyor ve yaşamının sorumluluğunu üstleniyor.

Zeynep; kişisel gelişim sürecinin başladığını ana kadar insanlara karşı önyargılı davrandığını fark ediyor ve buna halasından başlayarak son veriyor.

Zeynep’in,  dernek üyesi ihtiyar delikanlılardan aldığı ve okuyucuya ilettiği; “Biz bu dünyaya öğrenmeye, bilmeye, düşünmeye ve öğretmeye, en çok da yaşamaya geldik. Biteceği güne saygımız sonsuz fakat o güne kadar en kaliteli biçimde gitsin” mesajı da Taze Başlangıç’ın akılda en çok kalacak satırları arasında yer alacak.

Taze Başlangıç özellikle gençler için olsa da, her yaştan insan için, sorunlara rağmen yeniden başlama yönünde ilham kaynağı olabilecek bir kitap.

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI