GEÇMİŞTEKİ DÜĞÜNLER - Yalçın Öcal

15 Temmuz 2019 Pazartesi

Galiba 1957-58 yıllarıydı. Ben, on dört- on beş yaşlarındaydım, Sugediği mahallesinde, Doktor Hakkı Etem çıkmazındaki evimizle sırt sırta vermiş “Hollywood” sokağındaki ara kapılı “HİM” komşumuza taşınmıştık. Nedendi bu taşınma? 
Ağabeyim Rahmetli kaptan Mustafa yeni evlenmiş ve anadan kalma o mülk ev, bize küçük gelmeye başlamıştı. Yeni taşındığımız evimiz, Mıdık köyünün ileri gelenlerinden muhterem bir insan olan komşumuz; MAHMUT ŞİRE’ lerin eviydi.
 Oldukça büyüktü. Aşağıda ise üç oda ve yukarda üç oda vardı. Birde ilave bir mutfak müştemilatı yapılmış, oldukça büyük ferah bir evdi. Çok büyük bir avlusu vardı. Ayrıca evin altı genişçe bir avluydu. Üst katta ise yola hâkim olarak balkonlar vardı.
O zamanlar Türkiye de her şey bu kadar lüks değildi tabi. Birçok eğlence ve düğünler ya sokaklarda olur veya büyük avlulu evlerde yapılırdı.
 Bu tip düğünlerde bir takım alaturka saz getirilir veya CAZBANT dediğimiz, bir davul, keman ve bağlamadan ibaret olan saz heyeti olurdu.  Bir köşeden bir köşeye serilen sicimin üzerine atılan savan türü örtülerle, saz heyetinin davetlileri görmesi engellenir ve örtünün arkasında çalınan oyun havalarıyla, o bir taraftaki hanımlar öldüresiye göbek atarlar ve eğlenirlerdi. 
Bu ortam özellikle gündüzleri ve öğleden sonraları yapılır, akşama kadar sürerdi. O arada gelin ve damat bir köşeye hazırlanmış masalarında otururlar, kınalar yakılır ve “GIRKIM” dediğimiz hediyeler bir akraba veya arkadaş tarafından bağırılarak ilan edilirdi:
-KIZIN ANNESİNDEN BİR ÇARŞAF…
-OĞLANIN BABASINDAN BİR BURMA.
-KIZIN YENGESİNDEN BİR ÇORAP…
-KIZIN KOMŞUSUNDAN BİR HAMAM TASI… Gibi hediyeler, bir yakın davetli tarafından yüksek sesle anons edilerek davetlilere duyurulurdu…
O zamanki düğünlerde, öyle damat kıyafeti falan yoktu. Ama gelinlik vardı. Tahmin ediyorum ki, düğünü olan kız, kendisinden önce evlenmiş bir yakınının gelinliğini emanet olarak alır, yapılan o düğünde kullanır ve düğünden sonra tekrar sahibine teslim ederdi.
Biraz daha modern ailelerin nişan ve düğünlerinde o gün için emanet bir gramofon veya “PLAK ÇALAR” yani, PİKAP temin edilirdi, hısım- akrabalardan. O yılların meşhur ve popüler dans plakları da komşulardan veya ahbaplardan edinilir ve o nişan ya da düğün günü, danslar ve oyun havalarıyla şenlenirdi.
Biraz daha sonra ki yıllarda artık düğünler; ÇİFTÇİ BİRLİĞİ- DEMİRSPOR KULÜBÜ gibi tesislerin salonlarında yapılmaya başlamıştı. Bu günlerde artık orkestra veya sazlarla, araya iplerle asılan çarşaflar kalkmış ve sazlar ve davetliler birbirlerini görür olmuşlardı.
Her düğün salonunun özel orkestrası, alaturka saz heyeti ya da davul zurnası olmaya başlamıştı. 
On beş- on altı yaş civarındaki erkeklerden oluşan gençler, bu düğün ve geceleri beş- altı kişilik gruplar halinde gezerek, pistin ortasına girip danslara katılırlardı.
Bu gösteriler o kadar güzel ve renkli olurdu ki, gençler o günkü dansları en ince figürlerine kadar yaparak büyük bir sükse toplarlardı ve dans sonunda geldikleri gibi düğün pastasından yiyerek salondan ayrılırlardı…
Hey gidi günler hey. Ne güzel günlerdi o, yiyip içip, aç yattığımız günler… 
 FATİH KÖYLÜ- RAMAZAN YAYGIN
Geçen gün gazetede, Patronumuz TANIR EMRE ÜZELGEÇİCİ ile otururken, çat kapı Adana’mızın duayen gazetecilerinden, RAMAZAN YAYGIN ve DYP Eski il Başkanlarından FATİH KÖYLÜ geldiler.
Nasıl mutlu olduk bilir misiniz? Zira Ramazan Yaygın ve eşi CANDAN YAYGIN benim çok sevdiğim iyi iki dostumdur.
Adana’da her ikisinin’ de kendi branşlarında oldukça büyük hizmetleri ve emekleri var. Candan hanımın Altın koza Genel müdürlüğünde, en alttan, en yukarıya kadar verdiği hizmetleri kim yadsıyabilir? Her kademede ki çalışmaları oldukça başarılı bir şekilde geçmiştir.
RAMAZAN YAYGIN ise aktif gazetecilik yaptığı yıllarda, istihbaratı, haber kokusu alması ve bunları kamu yararına bizlere duyurmasıyla ünlüdür. Şimdilerde ofisinde ve internet gazetesiyle ufak ufak Adanalılara hizmet veriyor. Tebrik ediyorum.
 FATİH KÖYLÜ
Aktif politikayla uğraştığı yıllarda gerçekten koşturan bir politik yüzümüzdü. DYP il başkanlığı, Adana ticaret odası Meclis üyeliği yaptı. Bir taraftan da Şahsi işleriyle uğraştı.
Şimdilerde sahibi olduğu oteli devreden FATİH KÖYLÜ, AKDENİZ REKLAM ile Açık hava reklamları ticaretini yapıyor.
Anma biz diyoruz ki, FATİH KÖYLÜ daha genç bir kentlimiz, Adana’ya daha bir çok hizmetleriyle lazım. Başarılar diliyoruz Sevgili FATİH KÖYLÜ’ ye…  
                                                


  

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI