MERT AYMAN - Yalçın Öcal

12 Kasım 2019 Salı

ELEKTRONİK POP MÜZİK İLE

27 yaşında ki bu Adanalımız, İnşaat mühendisi. Aynı zamanda DDY personeli olarak yaşamını sürdürmektedir. Aileden gelen müzik tutkusu, yaşamında onu bırakmamış ve bu gün besteleriyle, söz yazarlığıyla, kendi sesinden bizlere şarkılarını dinletmektedir…
Babası FİKRET AYMAN’ ın Uduyla, Annesi SABAHAT AYMAN’ ın sesini dinleyerek büyüyünce, belli bir zamandan sonra, Hocası; YAŞAR BAŞÖZDEŞ’ den aldığı müzik dersleriyle birlikte, GİTAR ve PİYANO çalmaya ve kendi tarzında besteler yapmaya başlamış MERT AYMAN.
Baba FİKRET AYMAN, Geçmiş yıllarda, korolarda ve cemiyetlerde yıllarca UT Çalarak yer almış ve Anne SABAHAT AYMAN ise halen Öğretmenler korosunun iyi bir solisti. Türk sanat müziğinde, koroda yer alan sanatçımızdır.
Şimdilerde, Küçük saatte, HİLAL HANDA: “AYMAN DÖNER” isimli Restoranı işleten Anne ve Baba aslında, evlatları MERT AYMAN’ a çok iyi bir müzik kulağı armağan etmişlerdir.
MERT AYMAN ise kendi tarzını elde ederek; “ELEKRONİK POP MÜZİK” Tarzında şarkılar ve besteler yapmış ve bu tarzı oturtmak üzere çalışmalarına devam etmektedir.
ELEKTRONİK POP MÜZİK Tarzında, söz ve müziği MERT AYMAN’ a ait birçok bestesi bulunmaktadır sanatçımızın
. Daha çok duygusal besteler yapan sanatçımız, gençlerin büyük beğenilerini toplayarak emin adımlarla ilerlemektedir.
Yerel Radyolarda ve televizyonlarda ya da sosyal medyada besteleri  yer alan sanatçımız, bir taraftan da yeni yeni bestelerle dinleyicilerin karşısına çıkmayı düşlemektedir.
Bizlerde kendisine başarılar diliyoruz…
                          
                                                          ÇARŞI HAMAMI VE İPEKÇİ SALİH

Bilmiyorum bu fotoğrafı kim çekmiştir, kim Face Book’ a koymuştur. Ama benim bütün çocukluk anılarımı depreştirdi. Bir taraftan: Hasır pazarında (veya ODUN PAZARI” da denirdi.) ki anılarımı:
Çocukluğumuzda oraya gider, “FIRINDAK” ve tahtadan yapılmış “Çelik çomak” gibi, bizim yaşımıza göre bir hayli oyuncaklar alırdık.
Aslında bu gün size O civarın esnaflarından muzip bir insan olan “İPEKÇİ SALİHİ” Yazmak istiyorum size:
İpekçi Salih, denildiği gibi, Bedestenin Cadde tarafında dükkan sahibi, ipekten mamul; Yağlık, çarşaf gibi türevler satan bir esnaftı. Ama bir hayli muzip bir insandı. Çevresinde yaptığı şakalarla, etrafını kırıp geçirirdi;
 İşte bir gün, iki Doğulu vatandaş geliyorlar ve ellerinde bir kağıtla: Falan adresi arıyorlarmış. Tesadüf bu ya, elinde Çırpısıyla, dışarıda dükkânın tozunu, toprağını çırparak alan, İpekçi Salih’i görünce;
AĞAM BİZ BU ADRESİ ARIYORUZ, NERESİDİR ACABA? İpekçi Salih bakar ki, Saf, şalvarlı, doğulu oldukları şivelerinden belli olan bu iki genci gözüne kestirir:
-Ağalar, şu ilerde, solda süslü bir kapı göreceksiniz, oraya girin. Durun falan derlerse de aman durmayın. İçerde sağ tarafta aradığınız adresi ve insanları bulacaksınız. Diye ÇARŞI HAMAMINI tarif eder. Size girmeyin, durun derlerse de, durmayın girin içeriye!
O saat, tamda hamamda kadınlar saatinin olduğu bir zamandır. İçerde bütün kadınlar sere- serpe. İki doğulu vatandaş giderler tarif edilen kapıya ve girerler içeriye.
Biraz sonra arkalarından, takunyalar ve Hamam taslarıyla kovalanan bu garibanların, yüzleri, gözleri kararmış, morarmış bir halde dışarıya kaçarlar…
İPEKÇİ SALİH ise dışarıda karşı kaldırımda durmuş gülermiş bu manzaraya… O yıllarda ki şakalama böyleymiş demek ki!

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI