SELÇUK IŞIKAK - Yalçın Öcal

11 Haziran 2019 Salı



Bayram içinde bir haber aldım Facebook’ tan, Adana’ da ki korolarımızdan tanıdığım, Müzik dostum MURAT BATUR köşesinde bir not düşmüştü; Kız kardeşimin eşi, SELÇUK IŞIKAK’ ı kaybettik. İnanın okuyunca beynimden vurulmuşa döndüm. Neden? SELÇUK IŞIKAK benim ta ortaokul yıllarımızdan yakın arkadaşımdı.

Onlar tepebağda itfaiyenin civarında otururlardı ama güzel bir arkadaşlığımız vardı; KENAN KUTAY- YALÇIN GÜZELTÜRK- SEZER GÜNER- HASAN TEKİN- TAMER GÜVEN gibi daha birkaç arkadaşımız ile birlikte her gün buluşur, görüşür, erişilmez anılarla doldururduk o gençlik yıllarımızı.
Daha o yıllarda bile şimdiki eşi, HAYRİYE BATUR ile büyük bir arkadaşlıkları ve aşkları vardı. Uzun yıllar devam eden bu arkadaşlık sonunda, evliliğe ve çor-çocuğa kavuşmakla devam etti.
Bu mutlu aşkla başlayan evliliklerinden üç çocukları: FEZAL IŞIKAK-EFTAL IŞIKAK- ERDAL IŞIKAK Üniversiteyi bitirerek, İstanbul’da iş hayatlarına onurlu şekilde devam ediyorlar.
Onu bu yaşlarımızda son gördüğüm akşam bir konser öncesiydi. Hayriye hanımın uyarısıyla kenarda oturan SELÇUK IŞIKAK ile kucaklaşmıştık. Hatta program sonrası evlerine ben bırakmıştım arabamla. Ne kadar yakın bir yerlerde oturuyorduk ta, birbirimizden haberimiz yoktu. Yazık işte bu yaşam bu kadar acımasızdı. Selçuk ile 22 yaş civarında çok güzel bir anımız vardı:
İkimizde Askerliğimizi bitirmiş, dönmüş ve istikbal için bir arayış içindeydik. SELÇUK IŞIKAK daha o yaşlarda, galiba EMAYETAŞ firmasının Diyarbakır müdürü olmuştu.
Benim kafamda da gurbette çalışmak gibi bir kavram var ve ben Diyarbakır’a SELÇUK IŞIKAK’ a bir mektup yazarak, Diyarbakır’ a gelmek isteğimi ve orada Batman ‘ da bulunan Adana’mızın ünlü bir futbolcusu “DALTON TURGUT” Yani Turgut ağabeyimiz, Batman “TÜRKİYE PETROLLERİ” Kurumunda Muhasebe müdürü olarak görev yaptığını falan yazdım.
Rahmetli Selçuk tan gelen mektupta bana; “Hemen seni bekliyorum.” Diye cevabını alınca, bindim otobüse ver elini Diyarbakır…

Diyarbakır’da otelde kalıyordu SELÇUK IŞIKAK. Aynı odada beni de misafir etti ve ben, orada geçen birkaç gün içinde, birde Batman’a giderek Turgut ağabeyimize ulaştım ve hemen isteğimi ve durumumu anlattım. Kurumda ki arkadaşlarıyla irtibata geçen “DALTON TURGUT”, bana kurumda ailelerin çocuklarının yüzme öğrenmeleri için bir Yüzme Antrenörüne ihtiyacı olduğunu söyleyerek; Yüzmen nasıldır? Diye sordu. Bende, “Çok iyi yüzerim” dedim. Ve bir heyet kuruldu beni imtihan etmek için, hemen modern bir yüzme havuzuna gidildi ve bir mayo bulunarak, suya girmemi istedi heyet.

Heyet havuzun dışında, bansa talimatlar veriyordu: Sırt üstü yüz. Yüzüyordum. Kurbağalama yüz. Yüzüyordum. Kelebek yüz, yüzüyordum. Yalnız bacaklarla yüz, ellerimi suyun dışına alıp yüzüyordum. Biraz sonra neticeyi bana bildirdiler; Sınıfı geçmiş işe alınmıştım, yüzme Antrenörü olarak. Kuruma geldik Nüfus kâğıdımı istediler ve beni Personel müdürlüğüne gönderdiler giriş işlemleri için. Her karşılaştığım çalışan beni tebrik ediyor ve kutluyorlardı. 
Personel müdürlüğünde bekliyoruz heyecanla ve Ben hemen SELÇUK IŞIKAK’ a bildireceğim bu güzel haberi. Personel müdürlüğünden bir kötü haber ulaştı: Başbakanlıktan gelen bir haber tebliği: 
“İKİNCİ BİR EMRE KADAR KURUMA HİÇ BİR PERSONEL ALINMAYACAKTIR.” Diye…
İşte benim Şark’tan Garba doğan tayinim böyle çıktı. Ve akşam Batmandan Diyarbakır’a giderek, SELÇUK IŞIKAK ile üzgün bir şekilde vedalaşarak, bindim otobüse geldim Adana’ya....
Daha sonra EMAYETAŞ’ ın Bölge müdürü olarak Adana’ya ataması yapılan Selçuk’ cuğum ile 1982 de Benimde KAPTAN ÇADIRLARI Firmasından dolayı Adana’ ya dönmem ile tekrar görüşmeye başlamıştık.

Değerli arkadaşım SELÇUK IŞIKAK, lütfen hakkını helal et. Birbirimizi görüşmediğimiz yıllarda hiç unutmadık ve zaman zaman da olsa hep telefonlarla hatırlaştık. Seni hiç unutmayan kardeşin Hüseyin YALÇIN ÖCAL…



  

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI